Her yıl 5 Haziran geldiğinde çevreden, doğadan, yeşilden ve sürdürülebilir yaşamdan söz ediyoruz. Fidanlar dikiliyor, öğrenciler çevre yürüyüşleri yapıyor, kurumlar çeşitli etkinlikler düzenliyor. Elbette bunların her biri kıymetli. Ancak asıl soru şu:
5 Haziran'dan sonra ne yapıyoruz?
Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında ilan edilen Dünya Çevre Günü ve ülkemizde 5-11 Haziran tarihleri arasında kutlanan Çevre Koruma Haftası, aslında insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin muhasebesini yapma fırsatı sunuyor.
Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri iklim değişikliği. Kuraklık, su kaynaklarının azalması, aşırı sıcaklıklar, hava kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin kaybı artık uzak ülkelerin değil, Mardin'in de gerçeği haline gelmiş durumda.
Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi son yıllarda daha uzun kurak dönemler yaşamaya başladı. Tarımın yoğun olduğu bölgemizde suyun değeri her geçen gün daha da artıyor. Bir zamanlar "bitmez" denilen doğal kaynakların aslında ne kadar sınırlı olduğunu artık daha net görüyoruz.
Mardin'in Çevre Karnesi
Mardin son yıllarda çevre alanında dikkat çeken bazı projelere imza atıyor.
Yeşilli ilçesinde faaliyet gösteren Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi ve Biyogaz Santrali, günlük yüzlerce ton atığın enerjiye dönüştürülmesini sağlıyor. Tesisin ürettiği elektriğin yaklaşık 18 bin hanenin ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Ayrıca tesise entegre edilmesi planlanan güneş enerjisi yatırımlarıyla bu kapasitenin daha da artırılması hedefleniyor.
Bunun yanında Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan "Entegre Atık Yönetim Planı" ile kentin 2050 yılına kadar uygulanabilecek atık yönetim modeli üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Proje kapsamında geri dönüşüm, atık azaltımı ve sürdürülebilir çevre politikaları için kapsamlı analizler gerçekleştiriliyor.
Yeşilli ilçesindeki Zeytinli Mahallesi için hazırlanan "Sıfır Atık Köyü" projesi ise kırsal kalkınma ile çevre korumayı bir araya getirmeyi amaçlıyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları, geri dönüşüm faaliyetleri ve çevre eğitimleriyle örnek bir model oluşturulması hedefleniyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında geçtiğimiz yıllarda Kamor Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen etkinliklerde öğrenciler ve vatandaşlara çevre bilinci eğitimleri verilmesi de farkındalık çalışmalarının önemli örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gelecekte Ne Yapılmalı?
Mardin'in önünde önemli fırsatlar bulunuyor.
Öncelikle güneş enerjisi yatırımları artırılmalı. Bölgenin yüksek güneşlenme süresi yenilenebilir enerji açısından büyük avantaj sağlıyor. Son dönemde Derik ve çevresinde planlanan güneş enerjisi santralleri bu açıdan önemli adımlar arasında görülüyor.
İkinci olarak tarımda modern sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı. Açık kanal sulama yerine damla sulama sistemlerinin desteklenmesi hem su kaybını azaltacak hem de üretim verimliliğini artıracaktır.
Üçüncü olarak okul çağındaki çocuklara yönelik çevre eğitimleri daha kapsamlı hale getirilmeli. Çevre bilinci küçük yaşlarda kazanıldığında kalıcı sonuçlar ortaya çıkıyor.
Son olarak her mahallede geri dönüşüm noktalarının artırılması ve atık ayrıştırma kültürünün yaygınlaştırılması gerekiyor.
Asıl Mesele
Çevreyi korumak yalnızca belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının görevi değildir.
Bir plastik şişeyi doğaya atmamak, gereksiz yere suyu açık bırakmamak, bir ağacı korumak, geri dönüşüme destek vermek de çevre mücadelesinin parçasıdır.
Çünkü çevre konusu aslında gelecek konusudur.
Bugün doğaya verdiğimiz her zarar, yarın çocuklarımızın yaşam kalitesinden eksiliyor.
Bu nedenle 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü yalnızca bir kutlama günü olarak değil, doğaya karşı sorumluluklarımızı yeniden hatırladığımız bir farkındalık günü olarak değerlendirmeliyiz.
Unutmayalım; Mardin'in taş evlerini, verimli ovalarını, Mezopotamya'nın kadim mirasını ve doğal zenginliklerini korumak, gelecek nesillere karşı en önemli görevlerimizden biridir.