İnsansız Toprak, Topraksız İnsan

İnsansız Toprak, Topraksız İnsan

Veysi ERKEN

Haçlı zihniyeti İslam coğrafyası ile temasından beri hiç değişmedi. Temel hedefi, İslam coğrafyasında “topraksız insan, insansız toprak” oluşturmaktır. Haçlı zihniyetine birde Siyonist anlayış eklemlenince bu bakış açısı katmerlendi. Tapınakçıların temel zihniyeti oldu.

Amerika kıtasının işgalinde de bu sapık zihniyet hakim oldu ve yüz binlerce yerli (onların ifadesiyle Kızılderili) katledildi, Afrika’dan köleleştirilen Müslümanlar buraya sürüldü, hayatta kalanlar zincirlenerek çalıştırıldı.

Bu sapık anlayış hep var oldu.

Bugün de bizim coğrafyamızda aynı sapık anlayış sergilenmektedir. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış harekatı ile birlikte ülkemize olan düşmanlık açığa çıkmış ve sapık planlar arttırılmıştır.

Bugün Barış Pınarı harekatına karşı haçlı ittifakı aynı mantıkla birleşmiş vaziyettedir.

Temel anlayışı “bu coğrafyayı insansız topraklara ve topraksız insanlara çevirmektir. Suriye’den çıkarılan 5-6 milyon insan bunun bir göstergesidir.

Tabii ki, oyun sadece Suriye’de sahnelenmiyor.

Doğu Türkistan’da, Çeçenistan’da, Arakan’da, Yemen’de, Libya’da vs. tüm mazlum ve mağdur coğrafyalarda aynı oyun sahneleniyor.

Türkiye bu oyunu bozmaya başladığından hemen Siyonist haçlı zihniyetinin kurucuları ve Türkiye’deki maşaları feveran etmeye başladı.

En son Suriye’de 32 km. dışına girmeyin. Tüm coğrafyada huzur ve sükunu sağlamayın denilmeye başlandı.

Hatta piyon örgütler buralardan çekileceğiz açıklamasını yaptı.

Peki, kalan yerler ne olacak.

Hedef gayet açık.

Geçici olarak Türkiye sınırında tampon bölge oluşturarak diğer alanlarda “topraksız insan, insansız toprak” hedefine ulaşmak ve sonra kalınan yerden Türkiye’ye yönelmek.

İnşallah bu coğrafyayı yönetenler basiretli davranır ve oyunu bozar.

Bilinmelidir ki, senaryo h,ç değişmemektedir. Senaryo oluşturulan köle örgütlerle sahnelenmektedir.

Hasılı kelam bu konuyu yıllar önce şu şekilde ifade etmiştim.

“Geçenlerde Cumhurbaşkanı Suriye ve halkı için “bir ülke yok ediliyor, içi boşalıyor, insanlar ölüyor mealinde ifade kullandı ve akabinde NATO ülkelerine bu duruma seyirci kalmamaları gerektiğini hatırlattı.

Bu tür açıklamaları yıllardır duyarız ve duymaya devam edeceğiz.

Önemli olan bu açıklamalar değildir.

Önemli olan bizim Kur’an'la ne kadar yaşadığımızdır.

Bugün sadece Suriye ölmüyor. İslam coğrafyasında pek çok yer ölüyor, öldürülüyor hem de Müslüman kimliklerle yok ediliyor.

Siyonist haçlı zihniyetinin ürünleri, uzantısı, piyonu ve uşağı pek çok örgüt kılığı ile İslam coğrafyası yok edilirken NATO ülkelerinden medet ummakla asla çözüm mümkün olmaz. Zira bu ülkeler Siyonist haçlı zihniyetinin merkezi ve piyon örgütlerin akıl daneleri ve efendileridir.

Bilinmelidir ki, bu ülkeler “fitne”nin kaynağıdır, uygulayıcısıdır ve azgınlaştırdıkları örgütlerle İslam coğrafyasının yok edicisidir.”

Müslüman’ın vazifesi “fitne”ye sebep olan her şeyden uzak durmasıdır. Fitne vasıtası olmamasıdır.

Örgüt kılıklı haydut çetelerinde meydan vermemesidir.

Bilinmelidir ki, “fitne katilden şiddetlidir. Bakara 191”

“Fitne” bölücülük, bozgunculuk, şirk, bela vs.dir.

Müslüman fitneden kaçınmak durumundadır.

Fitne Siyonist haçlı zihniyetinin İslam coğrafyasının bağrına saldığı bir ateştir. Coğrafyayı cehenneme çevirme projesidir. Müslüman buna teşne olmamalıdır.

Türkistan’dan, Moritanya’ya, Balkanlardan Afrika’ya, Yemen’den Kafkaslara kadar salınan ateş aynıdır. Bilinmelidir ki, hiçbir Müslüman bir diğerine haksızca el kaldıramaz. Haksızlığa vasıta olamaz. Olanlar bilinmelidir ki, adı, sıfatı, örgütü ne olursa olsun Siyonist haçlının uzantısı ve maşasıdır.

Rus’u da bir, Amerikalısı da birdir.

Hele İngiliz’i diğerlerinden beterdir.

Fitnenin ana kaynağı İsrail.

Sonuçta hepsi birdir.

Taşeronlar farklı adlarla piyasaya sürülüyor ve ülkeler cehenneme çevriliyor.

Hedef topraksız insan, insansız toprak oluşturmaktır.

Akabinde her şeye el koymadır.

Denizlerde cesetler yüzüyor onlar için fark etmez.

Çanakkale’de de oynandı bu oyun. Barış adına tahrip edilen, yerlerinden edilen ve imha edilen mazlumları gördük, görüyoruz.

Bu oyun bu şekilde oynanıyor. Maşalar ve taşeronlar ortada.

Oyalama oyunu.

Bugün yardım edeceğiz, yarın ateşkes çağrısında bulunacağız.

Bilinmelidir ki, Siyonist haçlı zihniyetinde senaryo bitmez.

Bizler Kur’an Kerimden koptukça Siyonist haçlı zihniyetinin senaryoları daha kolay devreye girer.

Coğrafyamız ve gönüllerimiz daha kolay fitneye teşne olur.

Umarım ki, yönetici konumunda olanlar da uyanır.

Fitne ateşinin nasıl söndürüleceğini Cenabı Allah bize bildiriyor.

Bizi birliğe davet ediyor. “Ve'tasimu bi-hablillahi camian vela teferreku “ diye yol gösteriyor. Hududunun sınırlarını bildiriyor.

Ne diyelim.

İnşallah bir gün uyanırız.

Şu ayetlere kulak verir ve fitneden* kurtuluruz.

“Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez. Bakara 190”

“Sizi öldürmeye teşebbüs edenleri karşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kâfirlerin cezası budur. Bakara 191”

“Eğer vazgeçerlerse, Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir. Bakara 192”

  • halde zulüm ve baskı kalmayıncaya ve Allah'ın dini egemen oluncaya kadar onlarla savaşınız. Vazgeçerlerse siz de vazgeçiniz; zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. Bakara 193. 09.07.2016”

Selam ve Sabırla…


*Fitnenin Değişik Anlamlarına Kur’an-ı Kerimden Örnekler:


1-Şirk, küfür

“Fitne tamamen yok oluncaya kadar kâfirlerle savaşın!” Bekara 193
2-Günah

“Bizi fitneye düşürme) diyenlerin kendileri fitneye düşmüştür.” Tevbe 49
3- Bozgunculuk, kavga, ihtilal, isyan, anarşi, kargaşa, bölücülük, fesat:
“Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bekara -191)
“Kâfirler birbirinin dostları, yardımcılarıdır. Eğer, Allahu teâlânın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde, kargaşa, fitne ve büyük fesat çıkar.”Enfal-73

4-İmtihan

“Sana (Miracta) gösterdiğimiz temaşayı halk için bir fitne (imtihan) yaptık.” (İsra- 60)
-“Mallarınız, çocuklarınız, sizin için fitnedir (imtihandır).” (Tegabün- 15)
-“Biz onlardan öncekileri de, fitneden (imtihandan) geçirdik.” (Ankebut- 3)

– And olsun ki Süleyman’ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü. (Sad- 34)

5-Bela, Musibet

-“Bir fitne olmayacak sandılar da, kör ve sağır kesildiler.” Maide -71
O fitneden sakının ki, o sadece zalimlere dokunmakla kalmaz.(Enfal -25
6–Azab

-“Onlara, fitnenizi (azabınızı) tadın denecektir. Zariyat-14

7-Eziyet, İşkence

“Fitneye (eziyete, işkenceye) uğratıldıktan sonra hicret edip, ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısı elbette Rabbindir.”
Nahl-110

8-Deli
-“Fitneye düşeni (deli olanı) yakında sen de, onlar da görecek.” Kalem 5-6
9- Zarar verme

-“Seferde iken, kâfirlerin sizi fitneye düşürmelerinden (zarar vermelerinden) endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda bir vebal yoktur.” Nisa- 101

10-Sapıklığa düşürme

-“Siz ve taptıklarınız, Cehenneme girecek olanlardan başkasını fitneye düşüremez (saptıramaz)”
Saffat/ 161-163

11-Uydurma mazeret

-“Onların, sadece “vallahi, biz müşrik değildik” sözlerinden başka fitneleri olmayacaktır.”Enam-23

12-Dalalet

“Allah birini fitneye (dalalete, şaşkınlığa) düşürmek isterse, Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez.” Maide- 41

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.