Midyat'ta Çekilen Diziler...

Mardin’in göz bebeği Midyat, sadece tarihiyle değil, son çeyrek asırda Türk televizyon tarihine yön veren yapımlarıyla da bir dünya markası haline geldi.

Abone Ol

Midyat artık sadece "dillerin ve dinlerin şehri" değil, aynı zamanda "dizilerin ve sinemanın başkenti" olarak anılıyor.

Bir Dönüm Noktası: Sıla’dan Hercai’ye

Midyat’ın dizi sektöründeki makus talihini yenen ilk büyük proje Sıla (2006) oldu. Cansu Dere ve Mehmet Akif Alakurt’un başrollerini paylaştığı dizi, Midyat’ın dar sokaklarını ve o muazzam taş konaklarını Türkiye’nin oturma odasına taşıdı. O günden sonra Midyat Konukevi, halk nezdinde artık "Sıla Konağı" olarak tescillendi.

Ardından gelen Hercai, çıtayı bir adım daha yukarı taşıdı. Akın Akınözü ve Ebru Şahin’in hayat verdiği Reyyan ve Miran karakterlerinin aşkı, Midyat’ı Orta Doğu ve Güney Amerika pazarına açtı. Dizinin yayınlandığı dönemde ilçeye gelen turist sayısı rekor seviyelere ulaştı; otellerde yer kalmadı ve yerel esnaf altın çağını yaşadı.

Yeni Fenomen: Uzak Şehir ve Narlı Köyü

2024 sonu ve 2025 yılına damgasını vuran Uzak Şehir, Midyat’ın dizi turizmindeki gücünü perçinledi. Dizinin büyük bölümünün çekildiği Narlı (Habis) Köyü, Midyat merkezindeki yoğunluğu köylere yayarak turizmi çeşitlendirdi. Albora ailesinin hikayesi, izleyiciyi bu kez daha sert, daha otantik ama bir o kadar da estetik bir Midyat ile buluşturdu.

Ekonomik ve Sosyokültürel Etki

Midyat’ta çekilen diziler sadece birer eğlence aracı değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik lokomotiftir.

İstihdam: Prodüksiyon ekipleri bölgeden yüzlerce figüran ve set çalışanı istihdam ediyor.

Gümüş ve Telkari: Dizilerde kullanılan takılar, Midyat’ın unutulmaya yüz tutmuş telkari sanatını yeniden canlandırdı.

Gastronomi: Mardin mutfağı, dizi sahneleri aracılığıyla dünyaya tanıtıldı.

"Midyat, her sokağı bir hikaye barındıran devasa bir açık hava müzesidir. Diziler bu müzenin kapılarını dünyaya açıyor."

Zorluklar ve Koruma Bilinci

Ancak bu yoğun ilginin getirdiği zorluklar da yok değil. Buda tarihi dokunun korunmasıdır. Setlerde kullanılan ekipmanların ve yoğun turist akınının tarihi yapılara zarar vermemesi için yerel yönetimlerin ve halkın büyük bir hassasiyet göstermesi gerekiyor. Modern yapıların tarihi silüeti bozmaması, Midyat’ın bu "doğal plato" özelliğini sürdürebilmesi için hayati önem taşıyor.

Midyat; Sıla, Hercai, Bir Bulut Olsam ve son olarak Uzak Şehir ile ekranlardaki mistik yolculuğuna devam ediyor. Mezopotamya’nın bu eşsiz kenti, taşın dile geldiği sokaklarıyla daha pek çok hikayeye ev sahipliği yapacak gibi görünüyor.

Midyat’ı anlamak için sadece izlemek yetmez, o sokaklarda yürümek ve o taşların fısıltısını duymak gerekir.

Saygılarımla…