Analiz

Çanakkale, şehadet ruhunun ete kemiğe büründüğü yerdir.

“Çanakkale, imanla yoğrulmuş bir dirilişin, ümmetin omuz omuza verdiği bir şahlanışın adıdır.” Çanakkale, şehadet ruhunun ete kemiğe büründüğü yerdir.

Abone Ol

Tarih sahnesinde öyle anlar vardır ki, milletlerin kaderini değiştirir. Çanakkale, işte o anlardan biridir. Dünyanın en güçlü orduları karşısında imanla şahlanan Mehmetçik, yalnızca bir cepheyi değil, bir milleti ayağa kaldırmıştır.

Çanakkale, zulmün ve küfrün her türlü imkân ve silahına karşı iman dolu yüreklerin kıyâm ettiği; yerin ve göğün “Allahu ekber” nidalarıyla inlediği bir destandır. Bu zafer, yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişidir.

Çanakkale, şehadet ruhunun ete kemiğe büründüğü yerdir. Mehmet Âkif’in “Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!” dizeleri, bu destanın en veciz ifadesidir.

Anadolu’nun her evinden, Rumeli’nin her köşesinden, İslâm coğrafyasının her beldesinden gelen müminler, sıradağlar gibi omuz omuza vererek ümmet olma şuurunu ortaya koymuşlardır. Çanakkale, millet olmanın ötesinde ümmet olmanın da sembolüdür.

Çanakkale, düşman askerinin yarasını gömleğiyle saran, kendi yarasına ise toprak basan; kırbasındaki suyu düşmanıyla paylaşan kahraman Mehmetçiğin dünyaya öğrettiği İslam’ın savaş hukukudur. Bu yönüyle Çanakkale, yalnızca bir savaş değil, insanlığa ahlâkî bir ders olmuştur.

Bugün bize düşen, Çanakkale’de şahlanan bu muazzam ruhu diri tutmaktır. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi korumaktır. Milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Ecdadımızın aziz hatırasına, şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmaktır. Çanakkale Zaferi’nin ardındaki diriliş ruhunu gelecek nesillerimize aktarmaktır.

Seyit Onbaşı’nın 276 kiloluk mermiyi iman gücüyle kaldırması, bize şunu hatırlatıyor: Milletin yükü ağır olabilir, ama iman ve birlik varsa hiçbir engel aşılmaz değildir.

Bugün gençlerimizin karşısında cepheler artık silahlarla değil, ekranlarla, sosyal medya akışlarıyla ve tüketim kültürünün cazibesiyle kuruluyor. Çanakkale ruhu, bu yeni cephelerde de bize yol gösteriyor. O ruh, sabırla, azimle ve değerlerine bağlılıkla ayakta kalmayı öğretiyor. Gençlerimizin Çanakkale’den alacağı en büyük ders, “imanla yoğrulmuş bir iradenin” her türlü zorluğu aşabileceğidir.

Bu vesileyle tarih boyunca hak ve hakikat uğruna canından geçen aziz şehitlerimizi, İstiklal ve istikbalimiz için mücadele eden kahraman gazilerimizi hürmet, rahmet ve şükranla yâd ediyorum.