Midyat Gündem Özel Röportaj Mersinde yaşayan İş İnsanı Behçet Orak İle Röportaj,

Behçet Orak: “Midyat, benim hafızam ve yazının kaynağıdır”

Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Barıştepe köyünden olan şair ve yazar Behçet Orak, “Şiir & Dîwan” ve “Bir Pencere” adlı eserleriyle Mezopotamya’nın çok katmanlı kültürel yapısını edebiyat aracılığıyla kayıt altına almaya devam ediyor. İş dünyasındaki çalışmalarıyla da tanınan Orak, yazın hayatını özellikle yerel kültürün korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması sorumluluğu üzerine inşa ediyor.

Selahattin Erol: Sayın Behçet Orak, kamuoyu sizi daha çok iş insanı kimliğinizle tanıyor. Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?

Behçet Orak: Yazmaya olan ilgim aslında gençlik yıllarıma dayanıyor. Doğup büyüdüğüm Midyat ve çevresi; farklı kültürlerin, dillerin ve inançların bir arada yaşadığı çok özel bir coğrafya. Bu çeşitlilik beni her zaman derinden etkiledi. Yıllar boyunca gözlemlerimi, yaşadığım duyguları ve bölgenin hikâyelerini not aldım. Zamanla bu birikimi kitaplaştırma ihtiyacı hissettim.

Selahattin Erol: İlk kitabınız “Şiir & Dîwan” okuyucuyla buluştu. Bu eseri kaleme alırken amacınız neydi?

Behçet Orak: Şiir benim için duyguların en yalın ve en güçlü ifade biçimidir. “Şiir & Dîwan” kitabında hem Türkçe hem Kürtçe şiirlere yer verdim. Amacım, bir yandan insanın iç dünyasına dokunmak, diğer yandan da kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan şiir geleneğini yaşatmaktı. Kitaptaki şiirler hayatın içinden, yaşanmışlıklardan ve memleket sevgisinden besleniyor.

Şair Ve Yazar Behçet Orak Zeyni Mete

Selahattin Erol: İkinci kitabınız “Bir Pencere” daha farklı bir içerikle okura ulaştı. Bu kitabın ortaya çıkış süreci nasıl gelişti?

Behçet Orak: “Bir Pencere”, uzun yıllara yayılan gözlemlerimin ve seyahatlerimin bir sonucudur. Bu kitapta örf ve adetleri, inançları, dilleri, etnik kimlikleri ve yaşam biçimlerini ele aldım. Mardin’den başlayarak bölgenin kültürel dokusunu anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Çünkü bu topraklar yalnızca tarihi yapılarıyla değil, insan hikâyeleriyle de çok değerlidir.

Selahattin Erol: Eserlerinizde Midyat ve Mardin’in izleri oldukça belirgin. Bunun özel bir nedeni var mı?

Behçet Orak: Elbette var. İnsan nereden geliyorsa kalemi de çoğu zaman oraya yöneliyor. Midyat benim hafızamdır. Çocukluğum, duyduğum diller, tanıdığım insanlar ve gördüğüm gelenekler bu coğrafyada şekillendi. Yazdıklarımın temelinde bu birikim var. Bir anlamda eserlerim, doğduğum topraklara duyduğum vefanın bir yansımasıdır.

Selahattin Erol: Günümüzde yerel kültürlerin kayıt altına alınması sizce neden bu kadar önemli?

Behçet Orak: Çünkü kültürler unutulduğunda toplumların hafızası da zayıflar. Gelenekler, hikâyeler, yerel yaşam biçimleri ve diller mutlaka gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Yazmak benim için yalnızca edebî bir faaliyet değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluktur. Özellikle Mezopotamya gibi kadim bir coğrafyanın bu zenginliğinin kayıt altına alınması gerektiğine inanıyorum.

Selahattin Erol: Yeni çalışmalarınız var mı?

Behçet Orak: Notlar almaya ve yazmaya devam ediyorum. Kültür, insan ve yaşadığımız coğrafya üzerine yeni çalışmalar hazırlıyorum. Okuyucularla yeniden buluşmayı umut ediyorum.

Selahattin Erol: Son olarak Midyatlı gençlere ne söylemek istersiniz?

Behçet Orak: Kendi kültürlerini tanısınlar, okusunlar ve yazsınlar. Geçmişini bilen insanlar geleceğini daha sağlam inşa eder. Bu coğrafyanın anlatılacak çok hikâyesi var. Gençlerin bu hikâyeleri sahiplenmesi büyük önem taşıyor.

"Bu röportajda emeği geçen ve büyük katkı sağlayan Zeyni Mete'ye teşekkür ederiz."

Şair Ve Yazar Behçet Orak, İle Röportaj