Para hayatı kolaylaştırabilir, başarı insanı yükseltebilir; ama insanın yuvasını yuva, kazancını bereket, başarısını anlamlı kılan şey sevgidir.
Midyat'ın il olma ihtimalini duyguların ve siyasi beklentilerin ötesinde; ekonomik, sosyal, idari ve bölgesel gerçekler ışığında değerlendirmek gerekiyor.
Mutluluk, bireysel bir kovalamaca değildir. “Herkes kendi balonunun peşinden koşarsa mutluluk kaybolur; birbirimizin balonunu sahibine ulaştırırsak mutluluk hepimize yeter.”
Cumhuriyetin gerçek ölçüsü, taşıdığı isim değil; yaşattığı adalet, koruduğu hürriyet ve bağlı kaldığı hukuktur.
Yolun ortasındaki taşı herkes gördü; kimi etrafından dolaştı, kimi taş hakkında konuştu, kimi suçlu aradı. Oysa ihtiyaç duyulan tek şey, eğilip taşı kaldıracak bir vicdandı.
Çoğunluğun baskısı, bireyin gözünü kör edebilir. Siyasetin en büyük imtihanı, dosyanın rengini değil, hakikatin sesini söyleyebilmektir. Gördüğümüz gerçeği mi söyleriz, yoksa çoğunluğun söylediğine mi...
Muaviye’nin sözleri, siyasetin en güçlü silahının körü körüne bağlılık olduğunu gösterir. Hakikati bilenler bile çoğunluğun sesine katılır.
Bir toplumda sözün değeri kaybolursa, güven de kaybolur. Güvenin olmadığı yerde ise adalet ve huzur uzun süre ayakta kalamaz.
İnsanın gerçek değeri, sahip olduklarıyla değil; para karşılığında nelerden vazgeçmediğiyle ölçülür.
Bilgi insana güç verir. Teknoloji bu gücü büyütür. Ahlâk ise o gücün nasıl kullanılacağını belirler. “Bilim Bize Nasıl’ı Söyler, Ahlâk Niçin’i.”
Diploma insanı bilgili yapabilir; ama iyi insan yapacağının garantisi değildir. Bilgi Arttı, Ahlâk Neden Azaldı?
Çöldeki Bedevi’nin hikâyesinden bugünün Türkiye’sine… Kamu malının, yetkinin ve güvenin kişisel çıkar için kullanılmasına karşı çıkacağız ve birilerinin kötülüğü yüzünden iyiliğe olan inancımızı kaybe...
Bu bağlantı sizi https://www.midyatgundem.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.