Midyat'ın il olma ihtimalini duyguların ve siyasi beklentilerin ötesinde; ekonomik, sosyal, idari ve bölgesel gerçekler ışığında değerlendirmek gerekiyor.
Son yıllarda yeni il ve ilçe kurulmasına yönelik tartışmaların yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, Mardin'in en büyük ve gelişmiş ilçelerinden biri olan Midyat'ın adı da bu tartışmaların merkezinde yer almaya başladı. Bu gelişme, doğal olarak Midyat'ın geleceğine ilişkin önemli soruları beraberinde getiriyor.
Ancak bir ilçenin il olması, yalnızca haritadaki sınırların değişmesi veya yeni bir idari tabelanın asılması anlamına gelmez. Böyle bir değişim; kamu hizmetlerinin sunumundan ekonomik yatırımlara, istihdamdan eğitime, sağlıktan güvenliğe, yerel yönetimlerden bölgesel kalkınmaya kadar pek çok alanı doğrudan etkileyebilir.
Elbette yeni bir il kurulmasının sağlayabileceği fırsatlar kadar, beraberinde getirebileceği maliyetler, idari sorunlar ve yeni sorumluluklar da vardır. Yeni kamu kurumlarının oluşturulması, personel ve bütçe ihtiyacı, hizmet binaları, altyapı yatırımları ve mevcut idari dengelerin yeniden düzenlenmesi bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Bu nedenle Midyat'ın il olma meselesine duygularla, siyasi beklentilerle veya yalnızca bir statü arzusuyla yaklaşmak yeterli değildir. Konuyu ekonomik veriler, nüfus yapısı, kamu hizmetlerinin mevcut durumu, bölgesel ihtiyaçlar ve uzun vadeli kalkınma hedefleri çerçevesinde değerlendirmek gerekir.
İşte bu düşünceden hareketle, Midyat'ın il olma ihtimalini bütün yönleriyle ele alan beş bölümlük bir yazı dizisini kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim.
Bu yazı dizisini Midyat'ın il olmasını savunmak ya da reddetmek için değil; duyguların ötesine geçerek gerçekleri konuşmak için hazırlıyorum. Amacım, il olmanın sağlayabileceği imkânlarla doğurabileceği riskleri birlikte değerlendirmek, kamuoyunu mümkün olduğunca sağlıklı bilgilerle buluşturmak ve karar vericilerin cevaplaması gereken soruları gündeme taşımaktır.
Çünkü sağlıklı kararlar sloganlarla değil; veriler, analizler ve gerçekler üzerinden inşa edilir.
Asıl mesele yalnızca Midyat'ın il olup olmaması değildir. Midyat il olursa hangi yatırımlar gerçekleşecek? Hangi kamu hizmetleri iyileşecek? Yeni istihdam alanları oluşacak mı? Mardin Büyükşehir Belediyesi ve bölgedeki diğer yerleşimler bu değişimden nasıl etkilenecek? Yeni ilin ekonomik ve idari açıdan sürdürülebilir bir yapıya kavuşması mümkün olacak mı?
Bu sorular cevaplanmadan verilecek her karar, beklentilerle gerçekler arasında yeni tartışmalar doğurabilir.
Bu çerçevede beş bölümden oluşacak yazı dizimizde;
Birinci bölümde: İl olmanın yalnızca bir statü değişikliğinden ibaret olup olmadığını, yeni bir ilin hangi şartlarda anlamlı bir kazanıma dönüşebileceğini ele alacağız.
İkinci bölümde: Midyat'ın il olması hâlinde elde edebileceği kazanımları ve karşılaşabileceği muhtemel kayıpları değerlendireceğiz.
Üçüncü bölümde: Midyat'ın il olması durumunda Mardin Büyükşehir Belediyesi üzerindeki olası etkileri, Mardin'in idari ve ekonomik yapısında meydana gelebilecek değişimleri ve yeni Midyat ilinin kazanabileceklerini inceleyeceğiz.
Dördüncü bölümde: Yeni bir il kurmanın gerektirdiği idari, ekonomik, mali ve teknik hazırlıkları; nüfus, personel, bütçe, altyapı ve kamu hizmetleri açısından değerlendireceğiz.
Beşinci bölümde: Bütün bu değerlendirmelerin ışığında Midyat'ın geleceği açısından hangi modelin daha doğru ve sürdürülebilir olabileceğini tartışacağız. Ancak değerlendirmemiz bununla sınırlı kalmayacak. Midyat'ın il olma hedefi doğrultusunda yapılması gerekenleri, atılması gereken adımları ve izlenmesi gereken yol haritasını da ortaya koyacağız.
Yazı dizisinin devamında ise konuyu daha geniş bir perspektife taşıyarak, yeni bir idari yapılanma modeli olan Bütünşehir sistemini masaya yatıracağız. Bu modelin ne anlama geldiğini, nasıl uygulanabileceğini ve Midyat ile Mardin'in geleceği açısından ne gibi fırsatlar ve sonuçlar doğurabileceğini ayrıca değerlendireceğiz.
Elbette nihai karar, yetkili kurumların ve kanun koyucunun değerlendirmesine bağlıdır. Ancak böylesine önemli bir konuda toplumun doğru bilgilendirilmesi, farklı görüşlerin dinlenmesi ve kararların sağlam veriler üzerinden tartışılması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Unutulmamalıdır ki bir ilçenin il olması tek başına kalkınmanın garantisi değildir. Önemli olan, yeni idari yapının bölgeye ne kazandıracağı, hangi sorunları çözeceği ve geleceğe yönelik nasıl bir gelişme modeli ortaya koyacağıdır.
Çünkü doğru soru yalnızca "Midyat il olmalı mı?" değildir. Bundan önce cevaplamamız gereken asıl soru şudur:
Midyat il olursa kim ne kazanacak, hangi sorunlar çözülecek ve bu değişim Midyat'ın, Mardin'in ve bölgenin geleceğini nasıl şekillendirecek?
Bu soruların cevaplarını birlikte arayalım.
Next