Şanlıurfa-Habur Duble Yolu'nun özellikle Viranşehir-Kızıltepe ve Viranşehir-Şanlıurfa kesimlerinde asfalt deformasyonları, derin çukurlar ve bozulmalar sürücüleri zor durumda bırakmaktadır.
ŞANLIURFA-HABUR OTOYOLU VE BÖLGENİN KANAYAN YARASI OLAN YOLLAR
Türkiye'nin Avrupa ile Orta Doğu arasındaki en stratejik kara ulaşım koridorlarından biri olan Şanlıurfa-Habur güzergâhı, yıllardır hem bölge halkının hem de uluslararası taşımacılık sektörünün gündeminde yer almaktadır. Özellikle Şanlıurfa, Viranşehir, Kızıltepe, Nusaybin, Cizre ve Habur Sınır Kapısı hattında yaşanan yoğun trafik, yol yetersizlikleri ve artan kazalar, yeni ulaşım yatırımlarını zorunlu hale getirmiştir.
Bu kapsamda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından planlanan Şanlıurfa-Habur Otoyolu Projesi, bölgenin ulaşım ve ticaret geleceğini doğrudan etkileyecek en önemli projelerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır ve Şırnak illerini kapsayan proje; Viranşehir, Çınar, Derik, Kızıltepe, Nusaybin, Cizre, İdil ve Silopi ilçelerinden geçerek Habur Sınır Kapısı'na ulaşacak şekilde planlanmıştır. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlanan proje, Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı içerisinde yer almakta ve Türkiye'nin 2030-2035 ulaşım hedefleri arasında bulunmaktadır.
Proje kapsamında yaklaşık 320 kilometrelik ana otoyol ile 98 kilometrelik Diyarbakır bağlantı yolu inşa edilmesi öngörülmektedir. Toplamda yaklaşık 418 kilometrelik güzergâh, gidiş-geliş üçer şeritli modern otoyol standardında tasarlanmıştır.
Bölge Ekonomisine Büyük Katkı Sağlayacak
Şanlıurfa-Habur Otoyolu tamamlandığında yalnızca ulaşım sürelerini kısaltmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle gerçekleştirdiği ticaret hacmine de önemli katkılar sağlayacaktır.
Habur Sınır Kapısı, Türkiye'nin Irak'a ve Körfez ülkelerine açılan en önemli ticaret kapısıdır. Her yıl binlerce ağır tonajlı araç bu güzergâhı kullanmaktadır. Yeni otoyol sayesinde lojistik maliyetlerin azalması, taşımacılığın hızlanması ve ihracat kapasitesinin artması beklenmektedir.
Ayrıca Viranşehir, Kızıltepe, Nusaybin ve Cizre gibi ilçelerin şehir içi trafik yükünün hafiflemesi, vatandaşların daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanlarına kavuşması hedeflenmektedir.
Mevcut Yolun Durumu Endişe Veriyor
Ancak geleceğe yönelik bu önemli yatırım planlarının yanında bugün yaşanan ciddi bir sorun da göz ardı edilmemelidir.
Şanlıurfa-Habur Duble Yolu'nun özellikle Viranşehir-Kızıltepe ve Viranşehir-Şanlıurfa kesimlerinde asfalt deformasyonları, derin çukurlar ve bozulmalar sürücüleri zor durumda bırakmaktadır. Yol yüzeyindeki bozukluklar nedeniyle sürücüler ani manevralar yapmak zorunda kalmakta, bu durum da trafik kazalarına davetiye çıkarmaktadır.
Bölgedeki sürücülerin ve taşımacılık sektörünün ortak görüşü, meydana gelen kazaların önemli bir bölümünün yol standartlarının yetersizliğinden kaynaklandığı yönündedir. Çukurlardan kaçmaya çalışan araçlar zaman zaman karşı şeride yaklaşmakta, diğer araçları sıkıştırmakta veya bariyerlere çarparak maddi hasarlı ve yaralanmalı kazalara neden olmaktadır.
Özellikle uluslararası taşımacılığın yoğun olarak kullanıldığı bu güzergâhta meydana gelen her aksaklık, yalnızca sürücüleri değil, Türkiye'nin dış ticaretini de olumsuz etkilemektedir.
Karayollarına Çağrı
Bölge halkı ve nakliyeciler, otoyol projesinin hayata geçirilmesini beklerken mevcut yolun bakım ve onarım çalışmalarının da geciktirilmeden yapılmasını talep etmektedir.
Unutulmamalıdır ki trafikte zarar gören her araç milli servettir. Ekonomik şartların zorlaştığı, taşımacılık sektörünün maliyet baskısı altında olduğu bir dönemde sürücülerin güvenli yol talebi en doğal haktır.
Şanlıurfa'dan Habur'a uzanan bu stratejik koridor yalnızca bir ulaşım hattı değil; Türkiye'nin ihracat kapısı, bölgenin kalkınma damarı ve binlerce insanın ekmek kapısıdır.
Bu nedenle hem Şanlıurfa-Habur Otoyolu Projesi'nin planlanan takvim doğrultusunda hızlandırılması hem de mevcut duble yolun acil bakım ve yenileme çalışmalarının başlatılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.
Bölge insanı güvenli yollar, sürücüler sağlam asfalt, Türkiye ise güçlü bir lojistik altyapı beklemektedir.
Gazeteci-Yazar Selahattin Erol
www.midyatgundem.com