Yıllardır tanıdığımız Sancar ailesinin fertleriyle yeniden bir araya gelmek, eski komşuluk günlerini hatırlamak ve bu tarihi ana tanıklık etmek, hafızamda özel bir yer edindi.

4. BÖLÜM

Tarihi Açılışa Tanıklık Etmek ve Sancar Ailesiyle Yılların Hatırasını Yeniden Yaşamak

Aziz Sancar Müzesi’nin açılışı benim için yalnızca mesleki açıdan önemli bir gelişme değildi. Yıllardır tanıdığımız Sancar ailesinin fertleriyle yeniden bir araya gelmek, eski komşuluk günlerini hatırlamak ve bu tarihi ana tanıklık etmek, hafızamda özel bir yer edindi.

Bazı günler vardır; yaşanan olayın önemi kadar insanda bıraktığı duygularla da hatırlanır. Aziz Sancar Müzesi’nin açılışı benim için böyle bir gündü.

Ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği tarihi konağın müzeye dönüştürülmesi, Savur’un hafızasına kazınacak önemli bir gelişmeydi.

Bu tarihi ana tanıklık etmek ve gelişmeyi yerinde izlemek beni ziyadesiyle memnun etti.

Açılışa NTV Diyarbakır Temsilcisi Nizamettin Kaplan, Habertürk Diyarbakır Temsilcisi Veysi İpek, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çelik, Küresel Gazeteciler Konseyi Mardin İl Temsilcisi Adnan Avuka ile Anadolu Ajansı, TRT Haber, İHA ve DHA’nın Diyarbakır ve Mardin temsilcileri katıldı.

Meslektaşlarımızın törende bulunması ve gelişmeyi canlı yayınlarla kamuoyuna aktarması, Savur’un ulusal ölçekte tanıtılması açısından da anlamlıydı.

Bir gazeteci için görev yaptığı bölgenin tarihine, kültürüne ve yetiştirdiği değerlere ilişkin böylesine önemli bir gelişmeyi yerinde takip etmek ayrı bir mutluluktur.

Ancak benim için bu günü unutulmaz kılan başka bir yön daha vardı: Sancar ailesiyle yeniden bir araya gelmek.

Komşuluktan Gelen Dostluk, Yılların Unutulmayan Hatıraları

Sancar ailesi bizim için yalnızca komşuluk ilişkisi kurduğumuz bir aile değil, yıllardır aileden biri gibi gördüğümüz, hatıralarımızda özel yeri olan insanlardan oluşuyor.

Geçmişten gelen komşuluk bağları, insan hayatında kolay kolay unutulmayan değerler arasındadır. Aynı sokaklarda yaşamak, birbirini tanımak, güzel günleri ve zor zamanları paylaşmak, zamanla samimi bir dostluğa dönüşür.

Yıllar sonra Sancar ailesinin fertlerini bir arada görmek beni ziyadesiyle mutlu etti.

Özellikle Aziz Sancar hocamızın kardeşleri Makine Mühendisi Hasan Sancar ile Seyran Sancar’ı, yeğenleri Kadri Sancar ve Ülkü Sancar’ı, diğer yakın akrabalarını ve dostlarını bir arada görmek benim için son derece anlamlıydı.

Böylesine özel bir günde aile fertlerinin bir araya gelmesi, geçmişten gelen bağların ve aile dayanışmasının değerini bir kez daha hatırlattı.

Kendilerine duyduğumuz yakınlık, yalnızca bugüne ait değil. Yıllar içinde oluşan dostlukların, komşuluğun ve karşılıklı sevginin bir sonucu.

Özellikle yeğeni olarak gördüğüm, kendisine abi yakınlığı duyduğum Kadri Sancar ile gerçekleştirdiğimiz hoş sohbet beni ayrıca mutlu etti.

Kadri Sancar’ın evimize kadar gelerek bizleri ziyaret etmesi de benim için ayrı bir memnuniyet kaynağı oldu.

Böyle zamanlarda insan, hayatın hızla değiştiğini ve yılların geçtiğini bir kez daha anlıyor. Ancak samimi ilişkilerin, güzel hatıraların ve gönülden kurulan bağların değerini hiçbir zaman kaybetmediğini de görüyor.

Sancar ailesiyle yeniden bir araya gelmek, eski günleri hatırlamak ve bu tarihi günün sevincini paylaşmak benim için müze açılışının ötesinde, insani yönü güçlü bir hatıra olarak kaldı.

Bir Gazeteci İçin Tarihe Tanıklık Etmenin Anlamı

Gazetecilik, yalnızca haberleri okuyucuya aktarmak değildir. Bazen bir şehrin hafızasına, bir ailenin geçmişine ve toplumun ortak değerlerine tanıklık etmektir.

Aziz Sancar Müzesi’nin açılışında bunların hepsini bir arada yaşadım.

Bir tarafta dünya bilimine önemli katkılar sunmuş, ülkemizin gururu Prof. Dr. Aziz Sancar’ın hayat hikâyesi; diğer tarafta çocukluk yıllarımızdan tanıdığımız, aileden biri gibi gördüğümüz Sancar ailesi…

Mesleki sorumlulukla kişisel hatıraların iç içe geçtiği bu gün, hafızamda uzun süre yaşayacak.

Savur’un tarihine ve kültürüne kazandırılan bu önemli eseri görmek, meslektaşlarımızla aynı tarihi ana tanıklık etmek ve yakın dostlarımızla yeniden buluşmak benim için büyük bir mutluluktu.

Bazen bir haber, yalnızca yaşanan bir olayı anlatmaz. Geçmişi yeniden hatırlatır, dostlukları tazeler ve insana nereden geldiğini bir kez daha düşündürür. Aziz Sancar Müzesi’nin açılışı benim için böyle bir anlam taşıdı. Devam edecek...

Selahattin Erol – Midyat Gündem