İsrail’in Gazze’ye saldırıları Mardin'de Tel'in edildi İsrail’in Gazze’ye saldırıları Mardin'de Tel'in edildi

Profesyonel futbolculuk kariyerinin bitmesiyle başlayan profesyonel iş hayatını Çin’de sürdüren Sezer, kazandığı ödül ile Kocaeli Üniversitesi’nde katıldığı söyleşi hakkında konuştu.

Aslen Mardin Midyatlı olan Özcan Sezer,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençmiş dönemlerde yurt dışı yatırımcısı olarak çok zorluklar çektik. Çin pazarına yöneldiğimizde de kaygılarımız oluştu. Çok büyük bir pazar ama yatırımcıya dar alan bırakılmış. Gıda sektöründe giriş yaptığımız pazarı, restoran zincirleri kurarak geliştirdik. MADO gibi büyük bir Türk markasını Çin’e kazandırdık. Pınar Süt ve Süt Ürünlerinin Çin Distribütörlüğünü üstlendik. Şu an bu pazarın en büyükleri arasındayız.

Bu süreçte en büyük desteği tabi ki ailemden aldım. Bana hep güvendiler ve sürekli kararlarımı desteklediler. Birde Dünya Türk İş Konseyi bizler için büyük şans oldu. Çin’de yatırım yapma kararı aldığımız tarih ile DTİK kuruluşu neredeyse aynı zamana denk geliyor. Konsolosluklar ve Elçiliğimiz bize yardımcı olmaya çalışıyordu ama iş ortamı ve rekabeti daha fazlasını gerektiriyordu. Her ülkenin iş kanunları ve imkanları değişkenlik gösteriyor. Eski yatırımcıların bile haberdar olmadığı bazı kolaylıklar veya yaptırımları, bir araya geldiğimiz konsey üyeleri ile yaptığımız sohbetlerde öğrenmeye başladık. Konsey sayesinde yurt dışında da yalnız olmadığımızı iyice hissettik. Türk yatırımcıları olarak büyük bir aile olduğumuzu DTİK sayesinde yaşadık ve yeni Türk yatırımcılarına da yaşattık.

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da düzenlenen Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı’na Çin’den 6 temsilci ile katıldık. Çin’e yatırım davetimizi tanıştığımız yeni iş insanlarına yaptık. Ulusal gazete ve televizyonlara çıkarak Çin’in avantajlarını ve sunduğu fırsatları dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Bu misyonu görev aldığımız Dünya Türk İş Konseyi’nin kuruluş amaçları doğrultusunda yapıyoruz. Biz zaten büyük bir aileyiz. Daha da büyüyecek yeni aile üyelerimizi bekliyoruz.

Yine bu hafta içi Kocaeli Üniversitesi öğrencileriyle buluştuğum bir etkinliğimiz oldu. “Genç Girişimcilere Yeni Fikirler” konulu söyleşide gençlere tecrübelerimi aktardığım panelde, spordan ticarete yaşadığım süreçleri, dijital Dünyada elde edilen başarıları ve öğrencilerin gelecek ile ilgili merak ettiği konuları konuştuk. Hemen ardından Üniversitenin radyo kanalında da gençlere tavsiyelerim oldu. Çin pazarı çok büyük ve çok yorucu, ancak bunu değerlendirmemiz gerektiğini, Türk iş insanının kabiliyetlerini düşününce Çin’de başarısız olma ihtimallerinin olmadığını söyledim. Türkiye’nin markalaşma yolunda kendini geliştirmesi gerektiğini, Dünya’nın en büyük ekonomisine sahip ikinci ülkesini Uzak Doğu değil Yakın Doğu olarak görmemiz lazım dedim. Türkiye çok genç ve yetenekli bir nüfusa sahip ve iyi analiz yaparak çalıştıklarında başaramayacakları iş yoktur. Çin pazarında büyümenin Türk ekonomisine ve insanına faydasının her geçen gün artacağını sizlerde göreceksiniz.

Önemli bir ödül kazandım. Her yıl düzenlenen Dijital Medya Ödül Töreni’nde Yılın En İyi Uluslararası İş Adamı Ödülünü çok değerli bir ismin elinden aldım. Bunun için profesyonel iş hayatımda çok fedakârlıklarım oldu. Çok çalışıp çok üretmeye gayret gösterdim. Günümüzde klasik yöntemler yetersiz kalmaya başladı. Bu süreçte dijital Dünyanın önemini gördün. Bizde bütün işlerimizi bu yönde geliştirdik. Sosyal medyanın gücünü de gördük ve kullanmaya başladık. Bu sayede popülerliğimiz artmaya başladı ve kazancımıza da etki eder duruma geldi. Buda bize bu ödülü getirdi.

Ödül almak her insanın hayalidir. Yaptıklarınızın takdir gördüğünü gösterir. Örnek olursunuz. Çocuklarınıza anlatacağınız güzel bir anıdır. Birde hayatınızda en çok değer verdiğiniz sanatçı olan Orhan Gencebay’ın elinden almak tarifi olmayan duygu yaşattı bana. Çok donanımlı bir insan ve Türkiye’ye mal olmuş çok büyük bir değer kendisi. Ayağım yere basmadı desem yeridir. Bir o kadarda rahattım. Kedisi ile yan yana olmak bile bana gurur veriyorken elinden ödül almak ve kendisinden iltifat duymak Dünyalara bedeldi.

Son olarak belirtmek istediğim bir diğer konu, Çin Hükümeti’nin ithalata ayırdığı büyük pastadan Türkler olarak daha fazla faydalanmamız gerektiğidir. Ticaret geliştikçe köprüler artıyor ve iş kolları çoğalıyor.  Veriler gösteriyor ki 2030 yılından sonra Dünyanın en büyük ekonomisi Çin olacak. Bu detayları bilerek Çin ile birlikte hep beraber büyüyelim istiyorum” dedi.

Haber Fotoğraf: Zeki Kutlu Kocaeli

Editör: Selahattin Erol