Beşeri anlamda bütün imkânsızlıklara rağmen “iman”larının gereğini yaşıyorlar, amellerine ve cihadlarına yansıtıyorlar.

 Gazze, Yalnız Allah’tan Yardım İstemenin Tecellisi

“HAMAS” mensupları tam bir iman “abid”leri.

Sadece sözleriyle değil, fiilleriyle yaşıyorlar.

“İman ve amel”in tecessüm etmiş halidir HAMAS.

Beşeri anlamda bütün imkânsızlıklara rağmen “iman”larının gereğini yaşıyorlar, amellerine ve cihadlarına yansıtıyorlar. Günde “yedi hurma” ile küresel emperyalist Siyonist haydutlara, başta ABD’ye, İngiltere’ye, Fransa’ya ve kışlaları olan İsrail denilen terör örgütüne meydan okuyorlar.

Evet. GAZZE’liler ve HAMAS cihadlarında sadece Allah’tan yardım talep ediyorlar.

Toprakları işgal, talan edilmiş, çocukları, kadınları şehid edilmiş mazlum Filistin halkının korkusuz HAMAS komutanı Ebu Ubeyde: “'Neden İslâm ülkelerinden yardım istemekte ısrar etmiyorsunuz? ' diyorlar... Biz yardımı ancak Allah'tan isteriz, O da kimi layık görürse onu vesile kılar. Zulme sessiz kalan bilsin ki, Allah onu bu zafere layık görmemiştir” gerçeğini haykırarak zalimlerin yanında duran, sessiz kalanlara da gereken dersi veriyor.

Evet.

Müminler yardımı sadece Allah’tan yardım isterler. Zaferde nasibi olanlar ise yardımda bulunurlar. Nasip herkese nasip olmaz. Moiz’in çocuklarına, torunlarına, münafıklara hiç nasip olmaz.

HAMAS “Fatiha Süresi”ni yaşıyor ve bize tebliğ ediyor. Müminler bunun üzerinde tefekkür etmekle mükelleftir. Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.” Fatiha 1-7

Doğru yolun, hak ve hakikatin peşinde olan, mazlum ve mağdurların yanında saf tutanlar bu gerçeği görüyor ve destek olmaya çalışıyor.

Vicdanlı olan insanlar tehditlere, yıldırma faaliyetlerine, mesleklerinden ve gelirlerinden olmalarına rağmen zaferden nasiplenmek için HAMAS’ın safında yer alıyor, Allah’tan yardım talep edenlerin safına koşuyor.

GAZZE’liler, Doğu Türkistanlılar, Afrikalılar sabırla ve metanetle cihad ediyorlar. “Ey iman edenler! Sizi, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi, müminleri müjdele. Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu Îsâ da havârilerine, “Allah’a giden yolda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?” diye sorduğunda havâriler, “Allah’ın yardımcıları biziz” demişlerdi. Sonra İsrâiloğulları’ndan bir kısmı iman etmiş, diğer bir kısmı da inkâr etmişti. Biz inananları düşmanlarına karşı destekledik, böylece üstün geldiler. Saff 10-14” ayetlerine kâmilen inanıyorlar ve “Onlar (Taaluta itaat eden mü'minler), Câlut ile askerlerine karşı çıktıkları zaman (niyaz edib) dediler ki: «Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kâfirler güruhuna karşı bize yardım et”. Bakara-250 ilahi tebliğin gereğini yapıyorlar.

Hâsılı kelam HAMAS cihadıyla bize ve insan olanlara şunu öğretti. “iman varsa imkân vardır” zira sebepleri halk eden “Allah”tır”.

Ya Rab HAMAS’a zaferi nasip et. Bizleri de bu zaferden nasiplendir.

Selam ve Sabırla