Sanatkar RUH

Sanatkâr Ruh

Ressam, müzisyen, şair, yazar, bestekar vb.. sanatkar ruh taşıyan insan, özü gereği yaratıcıdır. Genellikle başkalarında olmayan üstün algılara, farkındalıklara, duyarlılıklara sahiptir. Sentez yapma ve anlama gücüne sahiptir. Bizim her gün gördüğümüzü o farklı görür ve öyle yorumlar. Eserlerinde olduğu gibi içi dünyasında da uyum ve denge içindedir. Güzele karşı içinde büyük bir sevgi taşır. Meraklıdır. Bu nedenle başkalarındaki güzeli çabuk tanır. Toplum tarafından olduğu gibi kabul edilmek ve de anlaşılmak, sanatkâr insanın en çok arzuladığı şeydir.

Bu nedenle duygusal yapıları ve yaptıkları eserleriyle farklılıklar gösteren sanatkâr/sanatçı ruhlu insanları tanımak ve hayatı onlarla paylaşmanın bir ayrıcalık olduğuna inanıyorum. Eğer mutlu, üretken ve başarılı bireyler olmak istiyorsak sanatı kendimizden uzak tutmamalıyız. Sanatın görevini yapmasına bize ışık tutmasına izin vermeliyiz. İnsan nasıl bedenindeki değişiklikleri fark etmek için aynaya bakmaya ihtiyaç duyuyorsa, ruhundaki değişiklikleri fark etmek için de sanata ihtiyaç duyar.

Bu duygularla, 19 Haziran 2022 Pazar günü, Augsburg-Almanya’da yaşayan ressam Malke Özdemir’i Midyat’a bağlı Kafro-Elbeğendi köyünde sevgili eşim ve değerli Malfono Aziz Aktaş ile ziyaret ettik. Ressam ruhuyla sanata kattıklarından ötürü onu kutladık. Tebrik ettik. Bana el emeği bir tablosunu hediye etti. Onunla ve değerli eşiyle çok hoş vakit geçirdik. Sohbet ettik. Karşılıklı neşelendik.

Mimari özellikleri koruyarak ata yadigâri köy evini eski ile yenin bir sentezi olarak restore etmiş olması beni çok sevindirdiğini oracıkta ifade ettim. Çünkü bu anlayış, değer, erdem, ahlak, sorumluluk ve bilgelik anlamında geliştirdiğim ‘‘kadim ve eski olanı yeni ve çağdaş algılamalarla sentezlemeliyiz’’ şeklindeki toplumsal şiarımı yansıtmaktadır. Böyle bir hissiyat içinde geleceği konuşurken, kaygılarla ve zorluklarla baş etme çabalarında takınılması gereken bütün tutumların Süryani kültürünün derinliklerinde mevcut olduğunu konuştuk. İnsan onurunun önemini dile getirdik.

Ünlü sosyolog Zygmunt Bauman’ın şu düşüncesi Kafro’daki sohbette dile getirdiğimiz düşünceleri çok güzel açıkladığını düşünüyorum. Der ki bu yazar: "Bütün diğer değerler insan haysiyetine hizmet ettikleri ve bunun davasını sürdürdükleri ölçüde değerdir. Başka insanlarda insanlığı öldürerek hayatta kalmaya çalışan kişi, kendi insanlığının ölümünden sonra hayatta kalmış demektir."

Öte yandan ünlü yazar Susanna Tamaro ‘‘Düşünen bir Yürek’’ isimli eserinde insani bazı durumları şöyle ifade eder: "Yürüyüşün en başında, bizim için aşikâr olan tek bir şey varsa o da noksanlıktır ve bu noksanlık, çok kısa süre içinde bir susuzluğa dönüşür. Bize cömertçe sunulan içeceklerin hiç biri bu susuzluğu dindiremez. Hatta çelişkili bir halde, içtikçe daha çok susarız. Susuzluğumuzu giderecek ne bir portakal suyu vardır ne gazoz, ne bira, ne bardak, ne şişe ne fıçı. Bu nedenle yürümeye başlarız, bu nedenle ileri gideriz. Kaynağı aramak için..’’

Bu vesileyle faydalı olacağına inandığım şu gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum:

Hayatın özünde değişim var. En iyi değişim, özü koruyan değişimdir. En arzulanan değişim, ahlaktan türeyen değişimdir. En gerekli değişim, erdemden ve empatiden doğan değişimdir. En pratik değişim, hukuktan ve hakkaniyetten elde edilen değişimdir. Kuşkusuz ki, ÖZÜ koruyan en iyi değişim, okumaktır. Adaletin ve hukukun değerlerine bağlı kalmaktır.

Denildiği üzere, ‘‘Ebediyen iyi olan, çıkarımıza olan değil, adalete uyandır.’’

Yusuf Beğtaş

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şükrü Külen İsviçre
Şükrü Külen İsviçre - 2 hafta Önce

TÜM içeceklerin bolluklarına rağmen, HEP ausamış hallerimizle kaynak/içecek ararız, halbuki kaynak ellerimizin altında ama kalbim ÇOK uzağında, gözler görsede gönül fark etmez velakin dokunup içsek de YİNE susasım halimiz velvelerde!
Selamlar TÜM Midyat halkına!..