Görünen o ki, geçmişin ihmalleri bugün kentin nefes borusunu tıkıyor. Mardin’in sırtındaki bu yük artık taşınamaz hale geldi.
Mardin, binlerce yıllık taşın estetiğini ruhunda taşıyan o kadim kent, maalesef bugün "hizmet" kelimesinin uğramadığı, sorunların kartopu gibi büyüyerek bir çığa dönüştüğü bir dönemeçte. Görünen o ki, geçmişin ihmalleri bugün kentin nefes borusunu tıkıyor. Mardin’in sırtındaki bu yük artık taşınamaz hale geldi.
Çarpık Kentleşme: Yenişehir’in Kayıp Kimliği
Artuklu Yenişehir bölgesi, güya modernleşmenin yüzü olacaktı. Ancak elimizde ne var? Yeni yapılaşma olmasına rağmen, vizyonsuzluk kurbanı daracık sokaklar, inişli çıkışlı ana yollar ve labirenti andıran bir keşmekeş.
Mardin’in o eşsiz silüetini korumak yerine, kenti betonarme bir hapishaneye çevirdiler. Çok katlı binalara ruhsat dağıtılırken "otopark zorunluluğu" sadece kağıt üzerinde mi kaldı? Bugün her apartman önü bir kaos, her sokak bir otopark kavgası. Rant uğruna Mardin’in geleceği, ehil olmayan ellerde günübirlik politikalara kurban edildi.
Altyapı Değil, "Cambazlık" Sınavı
Mardinli olmak, her gün bir hayatta kalma mücadelesi vermek demek haline geldi:
• Trafik Felç: Çevreyolu olmadığı için kentin kalbinden geçen tırlar ve kamyonlar, trafiği bir düğüme çeviriyor.
• Kaldırımsız Şehir: Yayalar ve araçlar aynı dar şeritte yan yana! Kaldırımın olmadığı bir kentte yayalık değil, adeta cambazlık yapılıyor.
• Çöp, Çamur, Çukur: Mardin’in yolları bir "köstebek tarlasından" farksız. Sürücüler araçlarını, yayalar ise ayakkabılarını korumaya çalışmaktan yoruldu.
• Mevsimlik Felaketler: Bir damla yağmur ya da bir karış kar yağdığında hayatın tamamen durması, altyapının aslında hiç olmadığının en büyük kanıtı.
Siyasi Kaygılar ve Ağır Fatura
Bu sorunlar bugünün meselesi değil; bu, yılların birikmiş ihmalkarlığıdır. Siyasi çekişmeler, "benim adamım" zihniyeti ve "günü nasıl kurtarırım" endişesi, Mardin’i bu noktaya getirdi. Hizmet yerine siyasi çıkmazları tercih edenler, bugün sokağa çıktığında halkın gözlerindeki o haklı öfkeyi görmeli.
Şimdi soruyoruz: Bu kangren haline gelmiş sorunları çözmeye nereden başlayacaksınız? Mardin halkı artık boş vaatler, mazeretler veya siyasi polemikler duymak istemiyor. Bu halk; tırı kentin içinden çıkaran, suyunu kesintisiz akıtan, çamurdan arınmış yollar ve nefes alan bir şehir istiyor.
Fatura ağır, tahribat büyük. Ama Mardin sahipsiz değildir. Ya bu düğümü çözeceksiniz, ya da bu enkazın altında kalmaya devam edeceksiniz.
