Kâinat bir kitap gibidir. Bu kitabı herkes görür; ama herkes aynı şeyi anlamaz- YouTube İzleyip Ameliyata Girer misin?

“Her şey Kur’an’da var” diyerek, Peygambere, hadislere, ilâm ulemasına ve mezhep imamlarına ihtiyaç olmadığını iddia edenlerin görüşü, ilk bakışta cazip görünse de derinlemesine düşünüldüğünde mantıksız ve eksik bir anlayıştır. Kur’an, ilahi bir hazine ve rehberdir; ancak onun derinliklerini kavrayabilmek için ilim ehline ihtiyaç vardır.

Nasıl ki kâinat kitabında kudret kalemiyle yazılmış ayetlerden sıradan insanlar çok az şey anlayabiliyorsa, Kur’an’ın da muhtasar manalarını herkes kendi başına tam olarak kavrayamaz.

Kâinat bir kitap gibidir. Bu kitabı herkes görür; ama herkes aynı şeyi anlamaz Kozmoğrafya âlimi güneşin büyüklüğünü kavrarken, cahil bir insan onu bir elma kadar zanneder. Bir astronom gökyüzüne baktığında yıldızların konumlarını, hareketlerini ve aralarındaki matematiksel düzeni okur. Sıradan bir insan ise sadece “parlayan noktalar” görür. Aynı şekilde, Kur’an’ın derin manalarını da ancak müçtehidler ve âlimler ortaya çıkarabilir.

Misaller

  • Tıp: Okuma yazma bilmeyen biri kanı kırmızı bir sıvı olarak görürken, doktor onun içinde milyarlarca hücreyi keşfeder.
  • Mühendislik: Bir nehre bakan kişi sadece suyu görür; elektrik mühendisi ise şelalelerin arkasında enerji potansiyelini fark eder.
  • Kimya: Bitkiye yüzeysel bakan biri sadece yeşil yaprakları görür; kimyager ise içindeki ilaç yapımına yarayan maddeleri keşfeder.
  • Yazılım (Kodlama): Bir bilgisayar programının kodları açıktır. Ancak o kodları anlamak ve geliştirmek, sadece o alanın uzmanlarına mahsustur. Kodları bilmeyen biri için ekran, sadece anlamsız sembollerden ibarettir.
  • Hukuk: Bir kanun metni herkes tarafından okunabilir. Ama o metinden hüküm çıkarma yetkisi sadece hukukçulara aittir. Aksi halde herkes kendi yorumuna göre hüküm verirse, adalet değil kaos doğar.
  • Harita ve Navigasyon: Elinizde bir şehir haritası olabilir. Ama yön bilgisi olmayan biri için o harita bir anlam ifade etmez. Rehberlik olmadan kaybolmak kaçınılmazdır.
  • Tarih: Aynı olayı okuyan iki kişiden biri sadece olayları görür; tarihçi ise sebepleri, sonuçları ve arka planı analiz eder.
  • Telefon numarası örneği: Dünyadaki tüm telefon numaraları 0’dan 9’a kadar rakamlardan oluşur. Ancak bu rakamların varlığı, herhangi bir kişinin özel numarasını bilmemizi sağlamaz. Aynı şekilde, Kur’an’da her şeyin aslı vardır; fakat onları anlamak için derin ilim gerekir.

Âlimlerin Rolü

Âlimler, Kur’an’ın mütehassısı, eczacısı ve mühendisi gibidir. Onlar, ayetlerdeki azametli nurları, ince manaları ve hikmetleri ortaya çıkarır. Onlar sadece metni okumaz; bağlamı, sebeb-i nüzulü, Arap dilinin inceliklerini, hadislerle olan ilişkisini birlikte değerlendirir.Bizler onların rehberliğinde Kur’an’ın hakikatlerini daha doğru ve kapsamlı şekilde anlayabiliriz.

Kur’an, insanlığa yol gösteren ilahi bir rehberdir. Ancak onun derinliklerini kavrayabilmek için âlimlerin ve müçtehidlerin ilmine başvurmak zorunludur. Aksi halde yüzeysel bir bakışla yetinmek, hakikatin büyük kısmını ıskalamak demektir.

Nasıl ki bir adam eczaneden ilâç almayıp; “Madem ki bütün ilâçlar çeşitli bitkilerden yapılıyor; o hâlde bu ilâçları bir eczacıya başvurup almak yerine bunların kaynağından istifade edeceğim.” diyerek, dağlara çıkıp ot toplasa ne derece divanelik ise, âlimlerin rehberliğini reddetmek de aynı derecede akıl dışıdır.

Hakikat şudur:
Kur’an herkesindir, ama onu derinliğiyle anlamak herkesin işi değildir.
Bu yüzden mesele “Kur’an yeter mi?” sorusu değil; “Kur’an doğru nasıl anlaşılır?” sorusudur.
Okumak kıymetlidir. Ama yetmez.
Doğru anlamak gerekir.
Ve ilim, işte tam da bu noktada başlar.

Selam ve dualarımı takdim eder, sizlerden de dua beklerim kıymetli gönül dostlarım.